Filmekimi yaklaşıyor. Her festival döneminde şu lalekart’tan almaya niyet ediyorum. Sonra ödenen ücret/sunulan hizmet analizi yaptığımda ne maliyet ne de manevi tatmin olarak kartın bana herhangi bir fayda getireceğine inanmadığım için vazgeçiyorum. Biz ekonomi okumuş adamlarız. Hoş okumasaydık, homo economicus olduğumuzun farkında olmasaydık da karar verirken “param çöpe mi gidiyor” korkusu yine yaşayacaktık. Günümüzde birçok insan için para, kolay kazanılamayan bir şey. Değerli, gereğinden fazla değer vermeye gerek yok elbette, sadece olduğu kadar değerli. Ben öğrenci değilim. 2 kişilik bir kırmızı lalekarta 400 TL vereceğim. 2 Kişilik film biletlerime %20 indirim kazanacağım. Diğer hizmetler olsa da olur olmasa da olur cinsinden. Bir festivalde en fazla 5-10 arası film izleyeceğim. En pahalı film olsa 20 TL’den 200 TL vereceğim. Senede 2 festivale gitsem 400 TL maksimum. Kazanacağım indirim 80 TL.. Değer mi? Değmez. (bkz. hesaplayan adamlar)
Zaten benden çok daha fazla filme giden ya tamamen vakti bol parası da bol, seçme hakkını kullanmayan insanlar; ya da bu filmlerden istediklerini zaten ücretsiz izleyebilen; davetli, basın, meslek adamlarının çoğu buna ihtiyaç da duymuyor.
Bu lalekart indirimden çok bir statü kartı. Dolayısıyla o parayı ödemede tereddüt etmeyenlerin yeteri kadar çok olduğunu düşünüyorum.
Hadi biraz da ülkemizin sevimli basın çalışanlarının yaptığı gibi hesaplama yapalım : O lale karta verilen 400 TL ile 400 ekmek; 200 ramazan pidesi alabilir, 20 gala filmine gidebilir, Ortaköy’de 40 kumpir yiyebilirsiniz ya da öğrenim kredisi taksidinizin büyük çoğunluğunu ödeyebilirsiniz




Son Yorumlar